İçeriğe geç

Önemli Noktalar

Önemli Noktalar

BOZCAADA KALESİ

Tarihte istilalara her zaman açık olan Bozcaada’yı koruyabilmek için kurulan Bozcaada Kalesi’nin, kim tarafından yapıldığı net olarak bilinmemektedir. Fenikeliler, Cenevizler ve Venediklilerin kullandığı bu kale, 1455 yılında II. Mehmed döneminde var olan kalıntıların üzerine tekrar inşa edilmesiyle bugünkü halini almıştır. Ayrıca Venedikliler, adadaki egemenlikleri sona erince kaleyi tahrip edip çekilmişlerdir. Kale, 1657 tarihinde Köprülü Mehmed Paşa ve 1815’de II. Mahmut döneminde büyük bir onarımdan geçmiştir. Kale içinde 1996 yılında halkın desteğiyle kurulan bir etnografya sergisi ile açık hava müzesi mevcuttur. Bozcaada Kalesi turizm sezonunda ücret karşılığında ziyaret edilebilmektedir.

KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA (YALI) CAMİ

Bozcaada’nın en eski yapıları arasında yer almaktadır. Venedikliler döneminde yıkıldığı söylenen cami daha sonra Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından yeniden tamir ettirilmiş ve onun adını almıştır. Köprülü Mehmet Paşa Cami günümüzde daha çok Yalı Camii olarak bilinmektedir. Kırma çatılı, dikdörtgen planlıdır.

ALAYBEY CAMİ

Caminin kitabesindeki yazılar zamanla okunmayacak derecede tahribata uğramış ve silinmiştir. Bu yüzden tam olarak hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak kitabelerin bir tanesinin üzerinde 1903 (Miladi 1321) tarihi görüldüğü için caminin bu tarihlerde onarıldığı düşünülmektedir. Cami ile ilgili bir kaynakta, Miralay Ahmet Ağa Camisi’nden de bahsedilmektedir. Bu nedenle, Miralay Ahmet Bey tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır ve Alaybey ismi de buradan gelmektedir. 1700’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen caminin bahçesine yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir. 1960 yılına kadar hizmete açık olan bu tarihi yapı, o yıldan itibaren kullanıma kapatılmıştır. Cami bahçesinde 16. ve 19. yüzyıla ait mezarlar, şadırvan ve küçük odalar yer almaktadır. Cami içindeki 14 mezar yer almaktadır.

KİMİSİS TEODOKU KİLİSESİ

Meryem Ana Kilisesi olarak da bilinir. Rum (Cumhuriyet) Mahallesi’nde yer alır. Bozcaada’daki Rum Ortodoks cemaatine ait, ibadete açık olan tek kilisedir. Kilisenin giriş kapısındaki 1869 yazısı inşa tarihini vermekle birlikte, Venedik döneminden kaldığı da rivayet edilmektedir. Çan kulesinin orijinal yüksekliği 23 metredir. Taşların aşınmasıyla zamanla tahrip olan çan kulesi 2007 yılında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından restore edilmiştir. Kilisenin içi, ancak pazar sabahları yapılan ayin için açıldığında görülebilmektedir. Kilise 2024 yılında büyük bir restorasyona girdiğinden geçici olarak ziyarete ve ibadete kapalıdır.

NAMAZGÂH ÇEŞMESİ ve MEYDANI

Namazgâh Çeşmesi, adamızdaki az sayıdaki Türk eserlerinden biridir. Kitabesinde 1703 tarihi görülmektedir. Yine kitabeye göre çeşme ada halkının birlikte meydana getirdiği bir eserdir. Alaybey Mahallesi Namazgâh Caddesi üzerinde yer alan çeşme, “Namazgâh Alanı” şeklinde isimlendirilen bugünkü park alanın kuzeydoğu köşesinde yer alır.

Buradaki eski namazgâh alanı, yakın tarihlere kadar yaza rastlayan bayram namazlarının kılındığı rivayet edilir. Bu alan bugün Namazgâh Meydanı olarak anılır. İçerisinde oturma bankları ve çocuk parkı yer almaktadır. Ayrıca meydanda bugün kullanılmasa da buğday gibi gıdaların dövüldüğü bir de dibek bulunmaktadır.

ABURGA AHMET DEDE TÜRBESİ

Bozcaada’ya denizden giren soldaki tepecikte, Fener Burnu mevkiinde bulunmaktadır. Bozcaada limanına ve denize hakim bir tepe üzerinde küçük bir mezarlıktır. Ri­vayete göre mezarlığın denizci olan “Aburga Ahmet Dede”ye ait olduğuna inanılır. Mezarlık ismini bu mezardan alır. Osmanlı Döneminde de kullanılan mezarlıkta, 10 adet mezar numaralandırılarak tescillenmiştir. Mezarlıkta en eski mezar 1710 tarihlidir.

BOZCAADA MÜZESİ

2006 yılında Hakan Gürüney’in kişisel koleksiyonu ile başlayan, dönemin Bozcaada Kaymakamı Bilal Bozdemir’in girişimleriyle kendisine tahsis edilen binada Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkezi olarak hizmet vermektedir. Müze içerisinde fotoğraf, gravür, Türk ve Rumlar’a ait eşya, doktor, marangoz, duvarcı, terzi, ayakkabıcı, demirci, fıçıcı, küfeci, meyhane, kahveci gibi mesleklere ait malzemeler, obje, evrak, denizciler, kaptanlar, süngercilere ait özel bölümler, bağcılık ve şarapçılıkta kullanılmış çeşitli aletler, belgeler, etiketler ve malzemeler yer almaktadır. On binlerce materyalden oluşan Bozcaada Müzesi’nin her geçen gün koleksiyon sayısı artmaktadır. Bozcaada Müzesi, 2013 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür örgütü UNESCO’dan ödül de almıştır. Bu merkezde Müze Kart geçmemektedir. Bozcaada Müzesi ada merkezinde yer almaktadır.

POLENTE FENERİ (GÜNBATIMI MEVKİİ)

Polente (Ponente) Feneri, adanın en batı ucundadır. 1861 yılında inşa edilmiştir. Bu bölgede ayrıca 17 adet rüzgâr türbini bulunmaktadır.

Bu alanda güneşin batışını izlemek son yıllarda adanın en önemli ritüellerinden biri haline gelmiştir. Yaz sezonunda ada minibüsleri bu bölgeyi özel tur yapmaktadır. Ayrıca kendi aracınızla da kolaylıkla bu bölgeye gelebilir, manzaranın tadını çıkartabilirsiniz. Güzel havalarda Gökçeada, Semadirek ve Limni adaları buradan görebilmektedir.

Polente Feneri, denize oldukça yüksektir ve herhangi bir korkuluk, çit bulunmaktadır. Bu sebeple bu alanda çok fazla kenarı yaklaşmamak ve dikkat etmek çok önemlidir.

AYAZMA MANASTIRI

Ayazma Manastırı, 1734 yılında Manolaki Manolidis tarafından Rum Azize Aya Paraskevi adına yapılmış, Rum Ortodoks cemaatine ait bir manastırdır. Ortodoks inancında önemli yeri olan Aya Paraskevi, M.S 138-161 yılları arasında yaşamış bir azizedir. Ayazma Manastırı içerisinde çınar ağaçları ve ufak bir şapel bulunmaktadır.

Her yıl 26 Temmuz’da bu alanda Ayazma Panayırı düzenlenir. Adada yaşayan ve ada dışından gelen Rumlar bu özel günde burada hem ayin yaparlar, hem de birlikte bir gün geçirirler.

Ayazma “Kutsal su” anlamına gelen Yunanca “hagiasme” kelimesinden türemiştir. 

BAĞ YOLU

Adanın ve Türkiye’nin ilk bağ yoludur. Hem sadece adaya özgü, hem de adada yetiştirilen tüm üzümleri görebileceğiniz; bağları tanıyabileceğiniz özel bir yürüyüş yoludur. 1 km uzunluğundaki yol, Sulubahçe mevkiinde taraça düzeninde, geleneksel ve modern yöntemlerle yapılmış bağların bulunduğu, denizi doğayı ve üzümü birleştiren bir yürüyüş yoludur.

Adanın üzümlerini, bağlarını ve bağcılık yöntemlerini size bilgi sağlayacak levhalarla destekleyen Bağ Yolu, aynı zamanda bisikletle de keşfedebileceğiniz ve sonunda sizi, Ayazma ve Sulubahçe plajlarına ulaştıracak bir lokasyondadır. Özellikle Nisan-Kasım arasındaki dönem ve yürürken üzümleri görebileceğiniz ağustos sonu eylül ayları yürüyüş için en ideal zamanlardır.

YELDEĞİRMENLERİ

Arka Deniz mevkiinden yürüyerek ulaşabileceğiniz yel değirmenleri, 2019 yılında Bozcaada Kaymakamlığı tarafından restore edilerek bir seyir alanı olarak hizmete alınmıştır. Eskiden bu bölgede 12 adet olan yel değirmenleri buğday öğütmede kullanılsa da, kalıntılardan restore edilen şimdiki bu üç yel değirmeni faal değildir. Bozcaada Kalesi, liman, ana kara ve adayı kuşbakışı görebileceğiniz muhteşem manzaralı bu lokasyona merkezden yürüyerek ulaşabilirsiniz.

PLAJLAR ve KOYLAR

Bozcaada’nın turkuaz rengi denizi ve incecik altın rengi kumsalları ziyaretçilerini büyüleyecek güzelliktedir. Denizi oldukça temiz, yosunsuz, kumluk ve sakindir. Suyu genel olarak soğuktur ama bu tertemiz su, serinliğiyle dinçleştirici bir etkiye sahiptir. Adanın en güzel yanı en rüzgârlı havada bile keyifle denize girip güneşlenebilecek bir koy seçeneği sunmasıdır. Rüzgâr nereden eserse essin, dalgasız bir koy bulmak her zaman mümkündür.

Adanın irili ufaklı tüm koylarında denize girilebilir. Bazılarına ancak patika yollardan yürüyerek ulaşılır. Bazıları ise sadece size özel olacak kadar küçüktür. Bu bakir koylar, ziyaretçilerin özenli ve saygılı kullanımıyla doğallıklarını korumaktadır. Ayazma, Sulubahçe, Habbele ve Mermer Burnu’na minibüs seferleri bulunmaktadır. Beylik koyu, Çayır, Ayana, Tuzburnu, Poyrazlimanı, Çapraz gibi diğer koylara gitmek için, bisiklet, motosiklet kiralayabilir ya da uzun yürüyüşler yapabilirsiniz.

Ayazma Plajı arkasında birçok tesis yer almaktadır.

Önemli Noktalar | Bozcaada Belediye Başkanlığı